Hidrojen aleminin son safhasına katılmak için kendine özel yarı süptil bir alemde hazırlık yapan bir varlık, insanlık alemine katılarak yaklaşık yetmiş bin yıl içinde yüzlerce kez insan bedenlerine bağlanmakta ve bu bedenlerle elde ettiği insan realiteleriyle de öz bilgilerini tamamlamaktadır.
İnsanlık alemi hidrojen aleminin son safhası olduğu için, bu safhayı tamamlayan bütün varlıklar hidrojen alemini de tamamlamış olmaktadırlar. Yani hidrojen aleminden temelli ayrılan varlıklar doğal olarak insanlık aleminden de ayrılmaya ve uzaklaşmaya başlamaktadırlar. Varlıkların insanlık aleminden nasıl ve nerede uzaklaşmaya başladığını verilen son bilgilere göre kısaca ve basitçe izah etmeye çalışalım.
Varlığın hidrojen aleminin son safhasına katılmak için hazırlık yapmasına, varlığın insanlık alemiyle ilk defa tanışmaya hazırlanması veya insanlık alemine yaklaşması olarak görülebilir. Varlığın bu hazırlığı nasıl ve nerede yaptığını verilen son bilgilere göre kısaca ve basitçe izah etmeye çalışalım.
Varlıklar, hidrojen aleminde kazandıkları ilk tecrübelerin ardından bitki hayvan ve insanlık alemi olmak üzere gittikçe yükselen ve gelişen bir sıra takip etmektedirler. Varlıklar bu sırayı takip ederlerken hidrojen aleminde bulunan tüm maddeleri ve bedenleri manyetik alan sentezlerine bağlanarak kullanmaktadırlar.
İlk basit atomların geliştirilmesi hakkında verilen bilgilerde içinde bulunduğumuz hidrojen aleminin bir üst aleme doğru kaydığı ifade edilmiştir. Buradaki üst alemin ne olduğunu ve nasıl meydana getirildiğini bu konuda verilen bilgilere göre kısaca ve basitçe izah etmeye çalışalım.
İlk hidrojen atomlarının nasıl meydana getirildiği bir çok kez tekrar edilmiştir. Bu atom çeşitlerinden içinde bulunduğumuz hidrojen alemi meydana getirilmiş ve bu aleme hidrojen alemi denmiştir.
Varlıklar aleminin başladığı ve bittiği sınırları dünyaya verilen son bilgilere göre kısaca ve basitçe izah etmeye çalışalım. Ruhların tekamül ihtiyaçları kainatların ve ruhların üzerinde bulunan asli prensip tarafından kainatın dağınık ve hareketsiz amorf maddeleri üzerine tesirler halinde yansıtılmakta ve bazı ruhlar da uzun çabalardan sonra bu madde parçalarına bağlanmaktadırlar.
Ruhların bağlandıkları amorf madde parçalarına kainatı idare eden ünite de tesirleriyle bağlanıp basit bir atomun meydana gelmesine sebep olmaktadırlar. Üniteden gönderilen tesirler bağlandığı atomu geliştirirken etrafına partiküller yaymakta ve bunlar da yarı süptil alemin ilk maddelerini meydana getirmektedirler. Bu yarı süptil alemin ilk maddeleri de amorf maddeler gibi yine dağınık halde bulunmaktadır.
Dünyaya verilen son bilgilere göre, ruhlar kainatın amorf madde parçalarına ilk defa bağlandıktan sonra bu maddeler ünite tarafından gönderilen tesirlerle otomatik olarak geliştirilmeye başlanmaktadır. Bu maddeler otomatik olarak geliştirilirken bu maddelere bağlı olan ruhlar da otomatik olarak aynı hızda bir sonraki safhaya hazırlanmaktadır.
Bu bilgiye göre, bu ilk safhada ruhların maddeleri kullanması veya idare etmesi gibi bir durum söz konusu olmamaktadır. Dolayısıyla ruhların bağlı olduğu maddelere tesirler gönderip geliştirmekle bu safhadaki maddeleri yani atomları ünite kullanmış olmaktadır.
Bu konunun doğru anlaşılabilmesi için zaman ve mekan durumları dahil, ruhların tekamüllerini nasıl tamamladıkları hakkında verilen bilgilerin tümünün bir senteze tabi tutulmaları ve bunların göz önüne getirilmeleri gerekir. Bu genel değerlendirmeyle ortaya çıkan durumlardan ve miyad konusundan yani varlıkların kullanım sürelerinden kısaca bahsedelim.
Tekamül ihtiyacıyla bu kainata gelen ruhlar, bu kainata ait tekamüllerini tamamladıkları zaman sahip oldukları varlıklarını da terk etmektedir. Varlıkların miyadını doldurması yani kullanım sürelerinin sona ermesi ruhların tekamüllerinin tamamlanmasına bağlı bir olaydır. Çünkü varlıklarda eskime, çürüme, yıpranma, aşınma veya bozulma gibi durumlar meydana gelmemektedir. Dolayısıyla varlıkların miyadını doldurması yani kullanılamaz hale gelmesi gibi durumlar söz konusu olamaz.



























