Dünyaya verilen son bilgilere göre, maddelerde görünen fakat maddelere ait olmayan tüm ifadeler kainat üstüne ait durumlardan kaynaklanmaktadır. Bu konunun önce yüksek açıdan genel bir değerlendirmesini kısaca yapalım.
Bir kainat, sonsuz kainatların ve sonsuz ruhların üzerinde bulunan asli prensibe ait yüksek kader ve yüksek zaman prensipleriyle meydana getirilmiştir. Yüksek kader prensibinin bu kainattaki görünen durumu sonsuz mekanlar ve dolayısıyla tüm kainat maddeleri olmaktadır. Yüksek zaman prensibi ise sonsuz mekanların meydana getirdiği kainatın zamanını ifade etmektedir. Bu kainat zamanına asli zaman denmiştir.
Dünyaya verilen son bilgiler içerisinde ‘bir tek beden ve bütün kainat birbirinden ayrılmayan iki mekanizmadır’ denmiştir. Kainatın en küçük parçasından bütününe kadar, yüksek prensiplerle meydana getirilen büyük kainat ahenginin küçük bir beden de bulunduğunu ifade eden bu derin bilgi hakkında kısaca ve genel olarak biraz bahsedelim.
Verilen bilgilere göre, bir atomdan kainatın bütününe kadar her şey tesirlerle, manyetik alanlarla, ve düalite prensibiyle kontrol edilmektedir. Manyetik alanların aslının ünite tesirleri olduğunu ve bu tesirlerin de kainatlar üzerinden kaynaklandığı bilgilerini unutmamak gerekir.
Bu günün insanı düaliteyi fikir ayrılıklarında, ruh hallerinde, toplum realitelerinde, kısaca hayatın her alanında görüp sezecek kadar gelişmiş durumdadır. En küçük madde parçasından kainatın bütün maddelerine kadar, tüm madde ve hallerinde düalitenin bulunduğu artık herkes tarafından bilinmektedir. Dolayısıyla, insan bu düaliteyi her şeyde görmeye çalıştıkça bu prensibin her şeye hakim olduğunu daha iyi sezmeye başlayacaktır.
Kainat maddelerinde düalite ilk defa bir atomun meydana getirilmesiyle birlikte başlamaktadır. Fakat önce, bir atomda ilk defa ortaya çıkan düaliteden değil de, o atomun ilk defa meydana gelmesine ve onda bir düalitenin ortaya çıkmasına sebep olan asıl durumlardan kısaca bahsedelim.
Yabancı varlıklarla dünya planlarına katılmak, karşılıklı yapılan yardımlaşma ve dayanışma planlarıyla başlamaktadır. Her insan bedeni için hazırlanmış bir dünya hayatı planı bulunmaktadır. Bu konuyu, bu dünya devresine ait insanlık safhasının başlangıcından itibaren ele alarak kısaca değerlendirelim.
İnsanlık safhasına kadar ilk defa yükselen varlıkların dünya planlarına katılabilmeleri için, kendi seviyelerine uygun ortamların ve insan bedenlerinin hazır bulunması gerekmektedir. Bu varlıklara bu imkanlar ancak yeni bir dünya devresinin başında sağlanabilmektedir. Bu gün, dünyada onlar için böyle bir imkan bulunmamaktadır.
Verilen son bilgilere göre bu gün dünya, her zaman tekrar ettiği büyük devrelerinden birinin sonuna sessizce yaklaşırken, insan varlıkları da onun sayesinde yoğun bir tempoyla vazife hazırlıklarını bitirmeye çalışmaktadırlar. İnsanlar dünya okulunu bitirdikten sonra önce sevgi planına geçmekte ve oradan da vazife planlarına katılmaktadırlar.
Bir çok insan, bu gün dünyada bir yabancıyla yan yana gelip uyum içinde birlikte oturamaz iken, bu insanlar günün birinde nasıl birbirleriyle vahdet içine girip de vazife yapacaklarını merak eden kimseler bulunmaktadır. Bunun cevabı, o insanlar hiçbir zaman bu dünyada bir vahdet içine girmeyecekler ve vazife de yapmayacaklar fakat, bir gün dünya okulunu bitirdikten ve sevgi planına geçtikten sonra, o alem bu iki yabancıyı birbirine yabancı yapan özelliklerinin üzerine çıkartacak ve o zaman artık arada bir yabancılıkları kalmayacaktır.
Verilen son bilgilere göre bu alemin, yani hidrojen aleminin maddelerini meydana getiren atomlar direkt amorf maddelerden meydana getirilmiştir. Süptil veya yarı süptil maddeler veya bu maddelerden meydana getirilmiş alemler ise, bu atomun kat kat geliştirilmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla insanlara görünen maddeler veya bu alem, ilk atomlardan meydana getirilmiş olduğu için, maddi gelişmişlik skalasının daha başlarında yer alırlar.
Amorf maddenin hareketleri çoğaldıkça, bu hareketlerden meydana getirilen çeşitli hareket toplulukları, yani maddeler zengin içeriklere sahip olmaktadırlar. Hareketler azaldıkça da amorf maddenin doğal özelliğine yaklaştığı için içerikleri fakirleşmekte veya basitleşmektedir.



























