Makaleler

LK banner 2016

21:33:14
 12/05/2026

          Ayrıntılar içinde yaşamayı hayatın son realitesine göre kısa ve genel bir değerlendirmesini yapmaya çalışalım. Fakat, her yaşamın bir de arka plana yansıyan ve tekrar yansıtılan durumları bulunmaktadır. Bu durumları da görebilmek için bir insan hayatının dünyada başlayıp bir gün mutlaka sona ermesinin varlık açısından ne manaya geldiğini ve nasıl göründüğünü sezmiş olmak gerekir. Onun için ruh, varlık, ve bedenin birbiriyle olan genel durumunu farklı bir tarzda kısaca tekrar edelim.

          Kainatlar üstünde bulunan bir ruh, bir kainat parçası olan varlığa bağlandığı zaman o varlık, o kainatın en geri alemlerinden en gelişmiş alemlerine doğru gittikçe yükselen bir tekamül yolunu takip etmektedir. Ruha bağlı olan bu varlık, içinde bulunduğumuz hidrojen aleminin sadece insanlık safhasındaki insan bedenlerine yüzlerce kez bağlanmaktadır.

          Sebep sonuç yasalarını takip ederek yükselen bu tekamül akışına varlık açısından bakacak olursak; bir varlığın tek bir bedene bir kez bağlanıp yıllarca süren dünya hayatının sonunda o bedeni terk etmesi olayı, bir varlığın hidrojen alemindeki insanlık safhasında yüzlerce kez attığı adımlardan sadece bir tanesi olmaktadır. Ve bu adımların her biri, varlığın birikimlerine birbirinden farklı bilgi parçaları eklemekte ve varlığın bu safhadaki hazırlıkları tamamlanmaktadır.

          İnsanın dünya hayatında yapması gereken vazife, dünya hayatından sonra başlayacak olan vazife planlarına katılmak için gerekli olan hazırlıkları dünyada iken bitirmesidir.

          Dünyada insanlık safhasına ta nerelerden başlanıp gelindiğini ve bu safhadan sonra da devam edip gidecek olan süreçler ve safhalar hakkındaki bilgiler insanlığa açık olarak bildirilmiştir. Dünyadaki bu süreçlerin en sonuncusu insanlık safhasıdır. Bu safha başka alemlerde başlayacak olan vazife safhasının bir evvelki safhası olmaktadır.

          Verilen bilgilere göre dünyada idrak, bir insan beyninin şuur merkezi denilen kısmında meydana gelen molekül hareketleriyle ortaya çıkmaktadır. Bu hareketlerin artması veya azalması insan idrakinin de artması veya azalması demek olmaktadır. Hareketler ise, düalite prensibine bağlı değer farklanması mekanizmasıyla meydana gelmektedir. Bu durumda, şuur merkezini oluşturan maddelerin manyetik alanlarına dışarıdan gelen tesirler, özelliğine ve taşıdığı maksatlara göre bu prensip ve mekanizmadan faydalanarak insan idrakini artırmakta veya azaltabilmektedirler.

          Yani, şuur merkezinin maddeleri dünyaya aittir ve sürekli hareket halindedir. Dışarıdan gelen tesirler, bu şuur merkezindeki normal molekül hareketlerini artırarak bu tesirlerin taşıdığı imajları alabilecek seviyeye yükseltmektedirler. Doğal olarak bir şeyi anlama kabiliyeti olan insan idraki de normalde  alamadığı imajları alır hale gelmektedir.

          Verilen bilgilere göre ruhun tekamülü, maddelerin gelişimiyle birlikte paralel olarak gerçekleşmektedir. Dolayısıyla bu tekamül akışını izlemenin, hakim oldukları varlıkları ve bu varlıkların maddelerle olan ilişkilerini veya bu maddeleri kullanma şekillerini incelemek demek olmaktadır.

          Yani maddelerde görülen tüm hareketler, insan idraki dışında kalan ruhlara ait davranışların birer yansıması olup bu hareketlerin izlenmesi veya gözlenmesi ruhların tekamül seviyeleri ve akışları hakkında bilgiler vermektedir.

          Topluluk kavramı ilk atomun meydana getirilişine kadar uzanmakta ve her şeyi içine almaktadır. Dolayısıyla, insanlık seviyesinde ortaya çıkan bir topluluk kavramı insanların görmediği ve bilmediği bir seviyeden başlamış olmaktadır. Eşyalar, çiçekler, ağaçlar, insanlar, hayvanlar, gökyüzü, yıldızlar, kainatta bulunan her şey birer topluluk parçalarıdır.  

          Bir şey sormak için elini havaya kaldıran bir insan, bir topluluk olan bedeninin bir bölümü olan kolunu havaya kaldırmış olmaktadır. Bir insan, diğer bir insana merhaba dediği zaman bir topluluk olan beden, diğer bir topluluk olan başka bir bedenle karşılaşmış olmaktadır. Bir insan, basit ve sıradan görünen bir bardak su içmekle veya içirmekle, bir topluluk olan bedenini veya diğer bedenleri topluca beslemiş olmaktadır. Uçan bir kuş, arı, sinek, bir varlığın hakim olup kontrol ettiği birer topluluk parçalarıdır. 

          Ünite, asli prensibe ait yüksek kader ve zaman prensiplerini tesirlere dönüştürmekte ve bu tesirleriyle kainatın her bir parçasına hakim olup yönetmektedir. Ünitenin bu tesirleriyle kainata hakimiyeti, insanlar için bilinmeyen ve görünmeyen mikro düzeylerden başlamaktadır. Bu hakimiyetin ve kainat oluşumunun başladığı ilk noktaları kısaca izah etmeye çalışalım.

          Tekamül ihtiyacında olan ruhların bu ihtiyaçları, asli prensip tarafından kainatın amorf maddeleri üzerine tesirler halinde temas ettirildiği zaman, uzun bir süre içinde ruhlardan bazıları bu tesirleriyle amorf madde parçalarını yakalamaktadırlar. Bir ruh, bir amorf madde parçasını yakaladığı an, üniteden gönderilen bir tesir, o yakalanmış parçanın ortasına inmekte ve o parça artık ünite tarafından zapt edilmiş olmaktadır. Ruh da artık yakaladığı o madde parçasından kopamamaktadır.

Free Hit Counter (01.01.2016)

Copyright © 2016. The Last Knowledge.
Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.