İnsanların, gelecekte olacak bazı olaylar karşısında gösterecekleri reaksiyonları ve beklenen davranış şekilleri hakkındaki bazı bilgiler önceden verilmiştir. Bu, gelecekteki olaylardan birisi, galaksinin uzak köşelerinden gelen tesirlerin, güneşin manyetik alanını değiştirip dünyanın manyetik kutuplarını kaydırmasıyla ilgilidir. Bu olay gerçekleşmeye başlamış ve insanların bu olay karşısında gösterdikleri reaksiyonları da aynen yazıldığı gibi meydana gelmiştir. 1959 yılında bu olayla ilgili verilen bilgi aşağıdaki gibidir.
“Gezegenin bu şekilde tecelli eden ilk tesiri 50 sene sonra belirsiz olarak başlayacak, 50-100 sene arasında çok yavaş olarak devam edecek, pek az belirli bâzı iklim değişmeleri 50 sene sonradan itibaren başlayacaktır. Mamafih bu hâl henüz gene insanları meşgul edecek derecede olmayacaktır.”
Tekamül ihtiyaçları kainata ilk yansıtılan ruhların, basit atomlara pasif olarak bağlı kaldığı bir süreç vardır. Bu süreç içerisinde üniteden gelen tesirler, ruhların bağlı olduğu atomları geliştirirken, bu atomların hareketleri de ruha yansıtılmaktadır.
Atom hareketlerinin hızını göz önünde bulundurmak gerekir. Bu hareketler ruhun atoma bağlı olduğu kanaldan ruha yansıtıldığı zaman, ruhun sonsuz kabiliyetlerinden birini uyandırmaktadır.
Dünya hayatının fonksiyonu kısaca şöyle ifade edilmiştir. İnsanların, dünya olaylarının sebep prensibi karşısındaki değerleriyle, bu değerler karşısında kendi durum ve davranışlarını öğrenmek, kendilerini ona göre ayarlamak, ve böylece vazife bilgisine ve organizasyon disiplinine kendilerini hazırlamaktır. Ancak bu fonksiyonun sonuçlarından kainat işlerinin sorumluluğunu benimsemiş olanlar dünyadan tamamen ayrılabilirler.
Dünyada yavaş yavaş meydana gelen büyük değişiklikler, her varlığın bedenli hayatını tehdit etmeye başladığı zaman, insan realitelerini zorlayıp dünya olayları ve dünya hayatının fonksiyonu üzerinde daha fazla durulacaktır.
Olay kavramının ne olduğu, son verilen bilgilere sahip olanlar tarafından az çok bilinmektedir. Her gün yaşanan olayların aslında ne olduğunu, son verilen bilgilere göre kısaca izah etmeye çalışalım.
Kainatta her şey maddedir, meydana gelen bütün olaylar; maddelerin bir takım şekillere girmeleri, şekil almaları, şekil değiştirmeleri veya bozulmaları gibi meydana gelen tüm hareketleri, birbirinin sebebi ve sonucu şeklinde ve birbirine bağlı olarak meydana gelmektedir.
Her çeşit atom bir manyetik alan sentezine sahiptir. Bu atomların manyetik alanlarına hakim olan varlıklar, ki varlıklar da manyetik alanlardır fakat bir şuura sahiptirler, çeşitli atomların manyetik alanlarına hakim olup bir araya toplarlar ve çeşitli maddeleri meydana getirirler. Maddeleri meydana getirenlerin, bu atomları dağıtıp yeniden toplayabileceğini veya aralarındaki boşluklardan diğer maddelerin atomlarını rahatlıkla geçirtebileceklerini unutmamak gerekir.
Çeşitli atomlar bir araya toplandığı zaman bu atomların çeşitli manyetik alan değerleri birbirlerini etkilerler. Bu atomlar bir maddeyi meydana getirdiği gibi manyetik alanları da bir topluluk oluşturur. Birbirleriyle uyum sağlayarak meydana gelmiş olan bu manyetik alan topluluğu, o maddenin manyetik alanı olur. yani bu manyetik alan, o atomların manyetik alanlarının bir sentezinden meydana gelmiş olur.
Her insanın, manyetik alanlar konusunda teknik bilgisi olmadığı için bu konuyu oldukça basit bir şekilde izah etmeye çalışalım. Maddelerin manyetik alanları, ilk atomun meydana getirilmesiyle birlikte başlamaktadır. Bu gün bilinen hidrojen atomu, ilk meydana getirilen atom olmayıp bu ilk atomun zenginleştirilmesi sonucu meydana getirilmiştir.
Manyetik alanın oluşumu bu ilk atomun meydana getirilmesiyle birlikte başladığına göre ve bu da henüz tespit edilemediğine göre, ancak bu konuda verilen bilgilere göre izah edilebilecektir. İlk meydana getirilen atom basit bir atomdur. Basit bir atom nasıl meydana geliyor?



























