Makaleler

LK banner 2016

21:57:34
 12/05/2026

            Dünya okulunu çeşitli bedenleri kullanarak tamamlamış olan varlıklar, beden ile yapılması gereken hazırlıklarını da bitirmiş olmaktadırlar. Bu varlıklar vazife planlarına geçecek kadar kendilerini hazırlayamamışlar ise, bedenlerini terk ettikten sonra doğrudan sevgi planına geçmektedirler. Sevgi planı ise bu varlıkları vazife planına hazırlayan bir fonksiyona sahiptir.

          Kainat, ruhlar tekamüllerini tamamlasın diye meydana getirilmiştir. Ruhların tekamülleri ise kainat maddeleri kullanılarak tamamlanmaktadır. Kainat maddelerinin kullanımı ise bir takım prensip ve mekanizmalara bağlanmıştır. Bu prensip ve mekanizmaların idrakli olarak kullanılması, ruhun tekamülünü sağlamaktadır.

          Kader, yüksek bir prensip olup çok derin anlamlar taşımaktadır. Zaman ve mekan hakkında verilen bilgilerin sezgileri kazanıldıktan sonra, kader prensibini veya onun kainat içinde çalışan kader mekanizmalarını anlamak mümkün olur.

          Kader prensibi, bir ‘meydana getirme’ olayından bahsetmektedir. Bunun üzerinde çok dikkatli durup ince düşünmek gerekir. Bu bilgiler genel ve yüksek sezgiler kazandırır. Fakat, zaman ve mekan hakkındaki bilgilerin tavsiye edildiği gibi imajinatif faaliyetlerle anlaşılmış olması gerekir.

          Zaman ve mekan hakkında verilen bilgilerde, zamanın idrake bağlı olduğu söylenmiştir. Zaman, her alemde, o alemin maddelerine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Zaman idrake bağlı olunca o idrak, hangi alemin maddeleriyle çalışıyorsa sadece o alemin zamanına bağlı kalacaktır.

          İnsan idraki dünya maddelerinde meydana geldiği için, dünya zamanına bağlı bulunur. İnsanın öz varlığının idraki, maddesi daha ince ve yüksek bir alemde meydana geldiği için, zamanı da o ince maddelerin meydana getirdiği alemin zamanına bağlı bulunur.

         Sevgi planı, ince maddelerden meydana getirilmiş ve iki alem arasında bulunan tampon bir bölgedir. İki alemi birbirine bağlayan ara bir alemdir. Maddeleri yarı süptil olan bu alemin süptilliğe doğru kayan bir meyli bulunmaktadır.

          Dünyada tecrübelerini tamamlayan varlıklar, vazife planlarına geçmeden evvel, bu sevgi planına gelirler. Buraya gelen varlıklar, bu yerin yarı süptil maddelerinden kendilerine,  arzu ettikleri şekillerde hemen bedenler kurarlar.

Vazife, insanların öz varlıklarının özlem duyarak yapmaya hazırlandıkları bir iştir. Öz varlık bu işe, hidrojen aleminin her türlü hayat şartlarında yaşayarak hazırlanmaktadır.

 

Ruhlar kutsaldır. Bir ruhun tekamülünü tamamlaması da kutsal bir olaydır. Zira bu talep, kainatların ve ruhların üzerinde bulunan ve ilahi olan asli prensipten gelmektedir. 

İnsanlar, her gün birbiriyle konuşup birbirini dinlemektedirler. Bu o kadar sıradan bir hareket olmuştur ki, artık konuşamayanlara rast gelince konuşmanın kıymeti fark edilebilmektedir.

 

Dünyaya verilen bilgiler maddeyi, insanı, dünya hayatını ve sonrasını ayrıntılarıyla açıkladığına göre; bu bilgilerle, konuşma ve dinleme kabiliyetine sahip insanların konuşarak veya dinleyerek nasıl bir hareket yaptıklarının da açıklanabilmesi gerekir. Yani sarf edilen sözler veya işitilen cümleler bilinen klasik anlamının dışında aslında neyi ifade ediyor? İnsan konuşurken, dinlerken veya okuyup yazarken aslında ne yaptığının, ne kadar bilgi ve idrakine sahiptir, veya bunun ne kadar şuurundadır? 

Free Hit Counter (01.01.2016)

Copyright © 2016. The Last Knowledge.
Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.