Varlıklara bedenli halde iken duyulan sempatinin izlenimi beden terk edilince de devam etmektedir. Hiçbir şekilde bir alış verişin olmadığı sonsuz sayılardaki bedensiz varlıklara sempati duyabilmek, ruh ve kainat hakkındaki geniş bilgilerin sezgilerinin kazanılmasıyla mümkün olabilir. Sempati ve varlık…
Her ikisinin de ne olduğu az çok bilindikten sonra bedenli veya bedensiz varlıklara sempati duyabilmek konusu daha iyi anlaşılacaktır. Şimdi, önce sempati ve varlığın ne olduğunu basitçe izah edelim.
Varlıklar, dünyadaki bitki ve hayvan bedenlerinden başka insan bedenlerini de aynı amaç için kullanmaktadırlar. Şimdiye kadar anlatılan bitkiler ve hayvanlar alemine ait bedenleri varlıklar kullanırken, o varlıkların ve o varlıklara hakim olan ruhların, bedenlerin içine girmedikleri ortaya çıkmaktadır. Bu durum insan bedenleri içinde geçerlidir.
Dünyadaki bitki bedenlerine bağlı olan varlıklar olduğu gibi, bunların yanında böcek ve hayvan bedenlerine bağlı olan varlıklar ve bu varlıklara hakim olan ruhlar bulunmaktadır. Bitkiler alemi sayesinde gelişmiş hücreler ve bu hücrelerden kurulmuş bedenler, başka bir zaman ve mekandaki varlığın içgüdüsel davranışlarını bu dünyanın zaman ve mekanında daha iyi ve çabuk ifade etmeye başlamaktadır.
Dünyada çiçek veya ağaçları bir beden olarak kullanan varlıklar ve bu varlıklara hakim olan ruhlar vardır. Bitki safhasından evvel, geliştirilmekte olan bir atomun hareketlerine pasif olarak bağlı olan bir ruh, o atomdan kurtarılıp bir varlık sahibi olduğu zaman, onun pasif tekamül süreci sona ermekte ve aktif bir tekamül süreci başlamaktadır.
Çevremizde gördüğümüz bir çiçek, bir ağaç, bir böcek, bir hayvan, bir insan, her şey birer beden olmaktadır. Taş ve toprak da daha farklı manalarda yine bedenlerdir ve bunlara kullandığımız eşyalar da dahildir.
Maddelerin oluşum mekanizması, dünyaya verilen en önemli temel bilgi ve prensiplerden birisidir. Taş ve toprakta ruhu görebilmek konusu bu bilgi ve prensiplerin bilinmesiyle daha iyi anlaşılacaktır. Burada, ruhu görmek kavramı objektif değil sübjektif manada kullanılmıştır.
Son verilen bilgiler yavaş da olsa insan hayatına girmiş bulunmaktadır. Özellikle, daha önce ruhsal alemlerden dünyaya verilen eski bilgilerin realitesine sahip olanlar, bu son realitenin bilgilerini daha hızlı kavramış ve yüksek sezgilere ulaşmışlardır.



























